Narnia’nın büyülü dünyasında zaman bizim dünyamızdan daha hızlı akmaktadır.
Bu yüzden İngiltere’deki tren istasyonundan hareket eden Pevensey kardeşler (Peter, Susan, Edmund ve Lucy) kendilerini bir sonraki durak olan Büyücü Kral Mirax’ın hüküm sürdüğü adada bulurlar.
Şeytani ruhlu bu acımasız kralı devirebilmek, Narnia’nın eski güzel günlerini geri getirebilmek için adanın genç prensi Caspian ve güçlü Aslan’la ittifak yaparlar. Devamını oku »
Filmin konusu, ünlü dizinin HBO TV’deki bitişinden dört yıl sonrasında başlıyor. Carrie Bradshaw, en son Big ile sağlam ve kalıcı bir ilişki kurmak üzeredir. Bu ilişkinin ilk başladığından beri 10 yıl geçmiştir. Artık çıtalar daha yüksektir. Daha çok güven ve potansiyel vardır. Bu nedenle uzun metrajlı filmde zaten var olanın üzerine çok sürprizli yeni gelişmeler eklenir.
Özgür Yıldırım’ın yönettiği Fatih Akın’ın yapımcılığını üstlendiği ve Denis Moschitto, Volkan Özcan, Moritz Bleibtreu ile Reyhan “Lady Ray” Şahin’in oynadığı Chiko, önümüzdeki aylarda Medyavizyon Film dağıtımıyla Medyavizyon Film tarafından vizyona çıkarılacak bir filmdir.
Konusu:
Chiko ve en iyi arkadaşı Tibet’in hayatı, onların hayallerini süsleyen her şeyi kontrolü altında tutan uyuşturucu satıcısı Brownie ile tanıştıklarında değişmeye başlar. Chiko, Brownie’nin güvenini kazanmak için ne gerekiyorsa yapar ve çok geçmeden onun sağ kolu olur. Ancak Tibet, Brownie ile takışınca, Chiko kendini tehlikeli bir dengeyi korumaya çalışırken bulur.
Bir Tuğra Kaftancıoğlu filmi gerçek bir olaya dayanıyor. Kendini bir yönetmen olarak tanıtan Mehmet Demirtaş, amatör sinemacı Emre Akay’a bir film projesi sunar. Demirtaş, oyuncu aramaktadır ve kafa avcılığını Akay’a önerir. Ayrıca Akay tarafından seçilecek oyuncunun gizli çekilmiş görüntülerini de ister.
Akay işi kabul eder, fakat kendisinin de gizlice görüntülendiğini bilmemektedir. Aslında Tuğra Kaftancıoğlu’nun tasarladığı sıra dışı film başlamıştır bile…
İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Bölümü öğretim görevlisi Emre Akay ve Hasan Yalaz’ın senaryosunu yazıp, yönettikleri uzun metraj film, dijital sinemanın olanaklarıyla gerçekleştirilmiş ilgi çekici bağımsız bir film.
“Muhteşem bir bağımsız yapım ! Türk sinemasının beklediği taze kan nihayet karşımızda.” Tuna Erdem
Pacino’nun F.B.I için çalışan bir adli psikiyatri dalında Jack Gramm adlı bir üniversite profesörünü canlandırdığı filmde olaylar onun yakalanma sonrası tutuklanmasını sağladığı Jon Forster adlı bir seri katil ekseninde gelişir. Mahkumun idamına az bir süre kala derslerine de devam etmektedir. Asistanları ve öğrencileri ile dersler dışında da gece yaşantısı bulunması , kimilerini kıskandırmaktadır. Bu arada seri katilin cinayetlerine benzer bir cinayet daha işlenir. Bu cinayet araştırıldığı sırada Gramm’e 88 dakika içinde öleceğine dair gizemli bir telefon gelir. Önce şaşkınlık yaşayan Gramm, işlenen cinayetin bir gece önce gördüğü öğrencilerinden biri olduğunu öğrenince panik yaşamaya başlar. Çevresindeki öğrencileri tek tek düşünerek olayla ilişkilendirmeye çalışır. Bu esnada yanında olan asistanı ve arkadaşı Kim’den bile şüphelenmeye başlar. Zira onun eski erkek arkadaşı bir süre önce Jon Forster ile beraber cezaevinde yatmıştır. Ancak Kim ile evindeyken kapıya gelen erkek arkadaşı da bir başkasınca öldürülür. Bir süre yaşanan kaçış esnasında süre geçmekte ve Gramm’e çalıştığı yerden ve üniversitedeki kişilerden olayla ilgili olduklarını anlatan telefonlar gelmektedir. Gramm’in kız kardeşi yıllar önce tutuklatamadığı bir başka seri katil tarafından işkence ile 88 dakika içersinde öldürülmüş ve bu olayda sorumluluğu olduğu düşünmektedir. Bunu Kim’e anlatır ancak bunu başka birinin bilmesine olanak olanak olmadığını düşünür. Ofisine birinin girip gizli belgelerini ele geçiren biri olduğunu düşünür ve bu tehditi yapanın ofisten biri olduğuna kanaat getirir. Ancak bir yandan da olayın Forster ile bağlantısını düşünmektedir. Nihayetinde öğrencilerinden birinin aynı zamanda Forster’ın avukatlarından biri olduğunu keşfeder. Bu arada katil rehinelerini ele geçirmiş ve Gramm’le hesaplaşmak üzere onu çağırmışdır. 88 dakikanın son saniyelerinde devreye giren F.B.I dedektifi ile mutlu sona ulaşılır.
Lig TV’den Can Karyağdı’nın haberine göre Bordo mavili yönetimin, Yattara için İtalyan kulübünden 15 milyon Euro istediği öğrenilirken, Roma ise 5 milyon Euro artı bir oyuncu önerdi. Şu anda Yattara için Roma’nın bir temsilcisinin Trabzon’da bulunduğu ve pazarlıkların devam ettiği öğrenilirken, İtalyan kulübünün ilk olarak 3.5 milyon euro artı bir oyuncu teklifinde bulunduğu, ancak bordo mavililerin Roma’dan 15 milyon euro istediği belirtildi. Amerika’da tatilini yapmakta olan Yattara’nın, görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanması durumunda tatilini keserek Trabzon’a geleceği belirtildi.
New York’ta oturan Nora Wilder aşk ve ilişkilere kuşkulu bir gözde bakmakta ve arkadaşı Audrey’nin “mükemmel evliliği” gibi düzgün bir ilişki için ne yapması gerektiğini düşünüp durmaktadır. Annesinin ona her fırsatta yalnız olduğunu hatırlatması Nora’nın işini pek kolaylaştırmaz. Felâketle sonuçlanan rastgele bazı buluşmalar sonrasında Julien adında, hayata aşık, aklı bir karış havada bir Fransız ile tanışır
Sayet eser sahibi ya da resmi temsilcisi olarak buradan kaldirilmasini
istediginiz konular olursa, kurumsal e-postanizi kullanarak
gokhan439@gmail.com adresine bir e-posta gondermeniz yeterlidir.
Sitenin Webkosesi.com Icerigi'nin
degistirilerek de olsa herhangi bir sekilde kopyalanmasi, tekrar
yayinlanmasi veya tekrar dagitilmasi yasaktir.
Webkosesi.com, icerikteki hic bir
yanlisliktan ya da gecikmeden, veya bunlarla iliskili olarak
olabilecek durumlardan dolayi sorumluluk kabul etmez.