2008 Aralık | Film indir, Film izle, Divx Film indir, Film Download, Dizi izle, Divx Film Download, DVDRip Film Download, Film Seyret, Sinema, Canlı Maç izle

Recep İvedik 2

üm zamanların en çok izlenen Türk filmi unvanını taşıyan “Recep İvedik”in ikinci filminin çekimleri tamamlandı. Film, 13 Şubat’ta vizyona girecek. Senaryosunu Şahan Gökbakar, Serkan Altuniğne ve Togan Gökbakar’ın yazdığı, yapımcılığını Faruk Aksoy’un üstlendiği filmi, Togan Gökbakar yönetti.

Recep İvedik’in tek akrabası babaannesi ile yaşadıklarını anlatan filmde, başrol oyuncusu Şahan Gökbakar’ın (Recep İvedik) babaannesi rolünü, Gülsen Özbakan canlandıracak. Film, 13 Şubat’ta vizyona girecek.

Vizyona girdiği günden bu yana 5 milyondan fazla kişinin izlediği Recep İvedik‘in devamı da çekiliyor. Ben de Şahan’ın yerinde olsam çekerdim çünkü adam Türk sinema tarihindeki en büyük izlenme oranlarından birisini yakaladı Recep İvedik ile. İlk film ile benzer başarıları yakalacak mı bilinmez ama 2 .filmden sonra 3. ve son bir Recep İvedik filmi daha çekilecek. Bu da sanırım ilk Türk Trilogy’si olacak :) 2. Recep İvedik filmlerinin çekimlerine önümüzdeki aylarda başlanacak ve bu senenin sonuna yetiştirilmeye çalışılacakmış. Söylenenlere göre 2. ve 3. filmlerde Recep İvedik, Uludağ ve bir üniversite kampüsünü yerle bir edecek.

KARIM ŞOV YAPIYOR

Mekan : Kulis Oda Sahnesi Caddebostan
Haritada görmek için tıklayınız
Tarih/Saat : 4 Ocak Cumartesi, 18:00
6 Ocak Pazartesi, 20:00
15 Ocak Çarşamba, 20:00
Oynayan : Metin Zakoğlu-Başak Zebil
Yazan : Metin Zakoğlu
Yöneten : Metin Zakoğlu

BASİT BİR EV KAZASI

Mekan : Caddebostan Kültür Merkezi
Haritada görmek için tıklayınız
Tarih/Saat : 10 Ocak Cumartesi, 20:30
Oynayan : Günay Karacaoğlu
Yazan : Murat İpek
Yöneten : Murat İpek
Eğer kocanız onbeş yıldır kapıdan hep aynı şekilde giriyor, hep aynı yere çantasını bırakıp klozet in kapağını onbeş yıldır açık bırakıp fermuarını koridorda çekiyorsa , hele birde evliliğinizi “ Eh! artık zamanıdır… “ diyerek yapmışsanız emin olun sizde ziyan ve zebil ( ! ) olmuş kadınlar kulubüne üyesiniz.

Aslında Songül, hepimiz kadar cesur, ama hepimiz kadar ürkek. O en az bizim kadar gerçekçiyken, Merzifon saat kulesinin dibinde romantik bir buluşma hayal edecek kadar da ayakları yerden kesik.

Doğal olarak aşksız bir hayatı yaşanmış saymayan Songül, savrulduğu Brezilya dizilerinden, bizi yazmaya çalıştığı romanın kıyılarında dolaştırıp, kara mizah bir kahkaha tufanına götürüyor. Onun kendini aşma serüveni aslında yaşadığımız toplumun kendini aşma serüveninden de çok da farklı değil.

Bu nedenle Songül hayatına bizim için komik bir pencere açarken, aşk romanında “ Genç ve güzel kadın kırılan gururunu ve onurunu bir kenara bırakıp Ispanyadan Merzifon a uzanan çileli dans hayatını düşündü. Hayal ettiklerini hatırladı ve kendi kendine dedi ki. “ Artık ben iyi ve muhteşem sevgililer hayal etmeyeceğim. Çünkü bu hayaller sonra hayalete dönüşüyor “ demeyide ihmal etmiyor.

ŞAHANE DÜĞÜN

Mekan : Kadıköy Halk Eğitim Merkezi
Tarih/Saat : 03 Ocak Cumartesi, 20:30
Oynayan : Asuman Dabak, Ziya Kürküt, Tuna Arman, Ufuk Özkan,
Yazan : Robin Hawdon
Yöneten : Haldun Dormen
Robin Hawdon tarafından kaleme alınan “Şahane Düğün”’ün yönetmenliğini usta tiyatrocu Haldun Dormen’in üstlendi. Evlilikte mantık ve aşkı sorgulayan sıcacık duygusal bu komedinin başrollerini Asuman Dabak ve Ziya Kürküt oynuyor. Oyunun konusu şöyle:

Ömür boyu sürecek bir ilişkinin başlayacağı nikah günü Damat Bill (Ziya KÜRKÜT), balaylarını geçirecekleri otel odasında hiç tanımadığı bir kızla uyanır. Ve gelinliğini giymek için nişanlısı Rachel (Tuna ARMAN) odaya gelmek üzeredir. Durumu kurtarması için sağdıcı Tom’dan (Ufuk ÖZKAN) kızın onunla olduğunu söylemesini ister. Fakat Tom’un yeni kız arkadaşı Judy (Mehtap Bayri), sevgilisinin en yakın arkadaşları ile tanışmak üzere nikaha katılacaktır. Tom ve Bill bu karmaşık durumu düzeltmeye çalışırken, oda hizmetçisi Julie (Asuman DABAK), gelinin annesi Daphne (Bedia ENER) ve dayısı Max’in de (Atilla IRGILATA) dahil olmasıyla olaylar işin içinden çıkılmaz hale gelir.

Tak Tak Takıntı…

Mekan : Caddebostan Kültür Merkezi
Haritada görmek için tıklayınız
Tarih/Saat : 6 Ocak Salı, 20:30
Oynayan : Ali Poyrazoğlu, Bülent Kayabaş, Şebnem Özinal, Özd
Yazan : Laurent Baffie
Yöneten : Ali Poyrazoğlu
“Tak Tak Takıntı”, gündelik yaşam içinde kıyısından geçtiğimiz, farkına varmadığımız, sıradan sandığımız küçük olayları örtülerinden sıyırıp önümüze koyan muhteşem bir güldürü.

Küçük Prens, “aslolan göze görünmez” diyor. “Tak Tak Takıntı”, göze görünmeyenin peşinde bir güldürü. Saplantılarından kurtulup, kendine yeni baştan başlamanın yolunu keşfedenler, kurulu düzen hapishanesinden kurtuluyor; içlerine tıkıldıkları hücrenin duvarlarını yıkıyor.

Sivas 93

Yazan-Yöneten
GENCO ERKAL
Müzik
FAZIL SAY
Giysi
ÖZLEM KAYA
Film Yapım
NURDAN ARCA Ajans 21

Oyuncular
GENCO ERKAL
MERAL ÇETİNKAYA
YİĞİT TUNCAY
NİLGÜN KARABABA
MURAT TÜZÜN
ÇAĞATAY MIDIKHAN
SALİHA ŞİRVAN AKAN

Film
Kurgu: Melih F. Tatlıcan
Kurgu Asistanı: Tuğçe Özşen
Arşiv Arama: Ayşe Çavdar

Danışman
Özcan Arca

Fotoğraflar
MAĞMA SANAT HAREKETİ

ALİ EKEYILMAZ
BATTAL PEHLİVAN
MEHMET ÖZER
CEVAT ÜSTÜN
HAMZA ŞAHİN
MEHTAP YÜCEL
NİDA YILMAZ
RIZA AYDOĞMUŞ
ERDOĞAN DURSUN
SONER DOĞAN

Oyun Fotoğrafları
ŞİRİN ÖTEN

Basın Halkla İlişkiler
SODA MEDYA

Yönetmen Yardımcısı
SERDAR BORDANACI

Işık: CEMAL BAYKAL
Teknik Ekip: ERHAN UYSAL, CANER OMUR

Müdür
AHMET KAYA
Gişe
ESRA ELİK

Afiş Yaratıcı Yönetmeni: UĞURCAN ATAOĞLU
Afiş Tasarımı: BURÇAK BEŞLİOĞLU
Afiş Fotoğrafı: SERDAR TANYELİ
Fotoğrafı Tutan El: HÜSEYİN ÖZÇELİK
Baskı Öncesi Hazırlık: GRAFİK 24
Baskı: FORMAT MATBAACILIK

Tanıtım Sponsoru: EFES PİLSEN

Eros Pansiyon

Ortaköy Afife Jale Sahnesi
Adres: Dereboyu Cad. Dere Çıkmazı Sok. No.1 Ortaköy / Beşiktaş
Semt: Ortaköy
İlçe: Beşiktaş
Şehir: İstanbul

Her Cumartesi 21:00

Pazar15:30

OYUNUN KONUSU : Karısını kızının doğumunda kaybeden ve tüm yaşamını kızına adayan, biricik kızının üzerine titreyen Emekli Albay Ergun Okan’ın kızı, ‘Kız arkadaşlarımla tatile gideceğim’ diyerek babasından izin koparıp sevgilisiyle güneyde sessiz sakin gözlerden uzak bir kasabada “Eros Pansiyon” a gider. Tatile gideceği yeri öğrenen baba, kadın kılığına girip kızı ve sevgilisinden önce “Eros Pansiyon”a yerleşmiştir . İşte bundan sonra olmayan kalmaz!!!

Leydiyiz ve Centilmeniz

Stand-up Kabare

Yazan: Fatih Yıldız

Yönetmen: Tülay Doğan

Oyuncular: Tekin Temel, Dicle Alkan, Tülay Doğan, Ercüment Doğan

Yer: Profilo Kültür Merkezi – Salon 1

Tarih: Her Çarşamba 20:30

Bernarda Alba’nın Evi

Gösterim Tarihi: 2-3-4 Ocak 2009

Yazan: Federico Garcia Lorca

Yönetmen: Engin Alkan

Yer: Haldun Taner Sahnesi (Kadıköy)

Özet: İ.B.Ş.T’ bu sezonda da son derece güzel hazırlanmış iddialı bir oyunla karşimızda. “BERNARDA ALBA’NIN EVİ” Bu oyunu okurken bile ruhunuzu ağır bir trajedi burukluğu kaplıyor. Gizli gerçeği damarlarınıza kadar yaşiyorsunuz. Bu evin içinde boğuluyorsunuz çünkü, aşk yok, sevgi yok, neşe yok, her yer siyaha bürünmüş, yasa bürünmüş, sönmüş kalpler ve tükenmiş ümitlerle dolu. Tutkuların yoğunlaşip alevden bir fırtınaya dönüşeceği günü, an be an takip ediyorsunuz. Aşk’ın, sevginin insan üzerindeki yoğunluğuna tanık olurken, erkeğin kadın üzerindeki, kadının erkek üzerindeki, aşkın insan üzerindeki, insanın insan üzerindeki önemini gözlerinizle görüyorsunuz.  Oyunun konusu; “Güçlü ve varlıklı bir kadın olan Bernarda kocasını yeni kaybetmiş evini dış dünyaya kapatmıştır ve sekiz yıllık yas ilan eder. Yaşlı annesi, hizmetçisi ve yardımcısı Poncia ve beş kızı ile birlikte yaşar. Aileyi despotça, kendi erdem ve istekleri doğrultusunda yönetir. Ev sanki ev değil, hapishanedir. Baskı altındaki kızlar büyük sorunlar yaşar  öyle bir sorun ki hepsi tek bir erkeğe muhtaç olacak kadar, tek bir erkeğe aşık olacak kadar hayattan düşerler ve sonunda evin en küçük kızı Adela’a canına kıyar.”

Ey kadınlar, güzeller, eşsizler, şu yeryüzündeki biricik kıymetliler. Nice canı ateşleyip, o ufacık yürek içinde eşsiz dalgalanmalar başlatan, tarifsiz ve eşsiz bir duygu fırtınasında; bazen merhamet, bazen kardeş, bazen ana, bazen cıma, bazen sevgi, sadece sevgi, bazen de şehvet yanlızca şehvet uyandıran kadınlar. Ey gözlerinize yittiğim neydi günahınız sizin? Elma çaldiginiz için mi verildi size bu ceza?

Ah Bernarda, vah Bernarda ne istedin kızlarından? Neden şu cennet kopyası güzelim dünyayı, cehennem çölüne çevirdin. Onlar aşk istediler, sevgi istediler, sevmek sevilmek istediler. Kızlarının düşlediği günah değil, yalan değil, orospuluk değil, kanından fışkıran bir tutku, tertemiz bir aşktı. Hep uzak oldukları, hep acısını çektikleri, tıpkı su gibi, ekmek gibi, sevgiyle kuşatılmış, güler yüzlü bir erkek düşledi kızların. Onları sevmek, öpmek, koklamak, sımsıkı sarılıp başlarını güvenle yüreklerine yaslayacakları bir erkek beklediler hep. Kendi erdemlerin uğruna  hem kendine hem de kızlarının canına okudun. Onların bir yürek taşidığı, kocaman kızlarının bir köle olmadığı, insan olduğu hiç mi hatırına gelemedi? Evinde çalistirdigin hizmetçi, erkeklerin yalnız kadınlar üzerindeki gücünün farkındayken sen Bernarda, ikinci kocayı gömen Bernarda bunu  bilmiyor muydun yoksa ? Hayır hayır, o kadar gurulusun ki kendi ellerinle bağladın körelmiş gözlerini, vicdanını da dinlemedin, iyilik meleğini, aşk meleğini inatla susturdun aptalca kurallara boyun eğdirdin. Peki değdi mi o taptaze kızının ölümüne. Bir erkek ruhunun, bir erkek bedenin, bir erkek kanının, aşkın, sevginin en önemlisi yaşam sebebi sevginin, sevmenin kardeş bağlarını bile yok sayabileceğini anladın mı Bernarda? Bilmediğini biliyor, inanmadığına inanıyor gibi davrandığın için, kurallarını herşeye rağmen yaşatıp,  kadını, erkeği, tutkuyu ve sevgiyi  ya da kızını öldürdügün için mutlu musun Bernarda?

Bu evin içine herkes bir kerede olsa mutlaka girmeli. Acı da çekecek olsanız mutlaka girin. Belki elinizdeki kıymetin farkına varır, göremediğinizi görürsünüz. Özellikle de doğu bölgesini davet ediyorum bu eve çünkü “töre” cinayetlerine karşi çok iyi hazırlanmış bir tez “EDEP CİNAYETİ” gibi mesela. Engin ALKAN’ın yönetmenliğini üstlendigi  çevirisini Hale TOLEDO’nun yaptığı “BERNARDA ALBA’NIN EVİ” gerek rejisi, gerek ışığı, tekniği ve oyuncularıyla son derece yüksek bir oyun. Ve bu oyunu kendinize çok uzak bulmayacağınıza inanıyorum. Özellikle de kızların ve hizmetçilerin”yünleri dövdüğü sahne” çok sıcak bir sahne, çok bizden bir sahne, yerinde ve güzel düşünülmüş bir sahne.  Benim oyunu izlerken dikkatimi çeken, aklımda kalan ve düşündüren iki kısa bir diyalog var biri;

La PONCİA:  Bu kadar çok mu seviyorsun bu adamı?

ADELA:  Hem de çok. Gözerine baktıkça kanı ağır ağır içime işliyor.

Bir diğeri ise;

ANGUSTİAS:  Mutlu olmam gerekiyor ama değilim.

BERNARDA:  Aynı şey.

Bu replikleri buraya yazmamın tek bir nedeni var o da düşünmeniz. Lütfen şöyle bir bakında hayata derin ve tarafsızca, aklınız, ruhunuz ve kalbinizle aşk’ı bir de mutluluğu düşünün. Ertelemeyin hala nefes alıyor, düşünebiliyorsanız bunu yapın. Eğer yapmazsanız zoru tercih etmemiş olur, mandan uzaklaşırsınız.

Emeği geçen herkese teşekkürler.

Ömer Kavrut

Tayyip’in Sihirli Lambası

Yazan: Seyfi Şahin
Yönetmen: Müjdat Gezen
Müzik: Selami Şahin
Dans: Pınar Ataer

28 Aralık Pazar 15:30 ‘ da Müjdat Gezen Tiyatrosunda
Altıyol – Bahariye / Kadıköy

Sonraki sayfa »