Türkçe Filmler | Film indir, Film izle, Divx Film indir, Film Download, Dizi izle, Divx Film Download, DVDRip Film Download, Film Seyret, Sinema, Canlı Maç izle

Kara Köpekler Havlarken Filmi indir

İstanbul’un varoşlarında geçen Kara Köpekler Havlarken, Selim ve Çaça isminde iki mahalle delikanlısının, prestij kazanma, sınıf atlama çabalarını ve şehirde verdikleri yaşam mücadelesini anlatıyor.

Yönetmen Mehmet Bahadır Er, filmin konusunu on beş yıl boyunca kendi mahallesinde yaşadıklarından esinlenerek senaryolaştırmış.

Goygoy, Zilzal gibi kısa filmleriyle birçok festivalde ödül alan Mehmet Bahadır Er, bu ilk uzun metraj filminde Ukraynalı yönetmen Maryna Gorbach’la bir araya geldi. Film, Rotterdam Film Festivali’ndeki ilk gösteriminin ardından 28. Uluslararası İstanbul Film Festivali’nde izleyiciyle buluştu. Ayrıca 17. Hamburg Film Festivali’nde festivalin de “Vibrant Metropolises” uluslararası bölümünde yarışacak.

Kara Köpekler Havlarken’in galası bugün, AKM Aspendos Salonu’nda saat 11:30′da gerçekleştirilecektir.

Off Karadeniz Filmi

Melek yeni hakim çıkmış İzmir’li bir genç kız. Ama bir sorunu var: Laz genci Yunus’a aşık. Aile, kızlarını Yunus’tan kurtarmaya çalışırken kendilerini Karadeniz’de bulurlar çünkü Melek ilk görevi için Of’a atanmıştır. Sizleri güneşli Ege sahillerinden Karadeniz’in serin yaylalarına, yemyeşil çay bahçelerine, derelerine, ormanlarına taşıyacak sımsıcak bir komedi…

Son Mevsim: Şavaklar Filmi

Kazım Öz’ün yönettiği belgesel film Son Mevsim: Şavaklar (Demsala Dawi: Sewaxan), 14 Mayıs 2010’da Tiglon Film dağıtımıyla Yapım 13 tarafından vizyona çıkarılıyor.

Fransız ARTE televizyonunun ve Jan Vrijman Fonu’nun katkılarıyla gerçekleştirilen ve çekimleri bir yıl süren Son Mevsim: Şavaklar, göçebe Şavak topluluğunun yok olmaya yüz tutmuş yaşam tarzlarının, doğayla bağlarının ve kıyasıya mücadelelerinin yanı sıra insani ilişkilerini belgeliyor. Hayvancılıkla geçinen Şavaklar kışları Pertek ve Çemişgezek bölgelerinde yaşıyorlar.

Son Mevsim: Şavaklar belgeselinin çekimleri Şubat 2007 ile Agustos 2008 arasında yaklaşık 19 aylık bir sürede 7-8 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirildi.

Uzun süren yapım öncesi çalışmaların ve araştırmaların sonunda, belgesel ekibi Dersim cografyasının dört mevsimini ve göçerlik hayatını Şavaklı bir aile ile birlikte yaşayarak belgeledi.

Çekimler başta Pertek ve köyleri olmak üzere göçerleri takiple Ovacık ve Munzur dağlarının çeşitli bölgelerinde yapıldı.

Herkes mi Aldatır Filmi

Kamil Aydın’ın yönettiği ve Ragıp Savaş, Mine Tugay, Metin Zakoğlu ile Fatma Toptaş’ın oynadığı Herkes mi Aldatır?, 02 Nisan 2010’da UIP Filmcilik dağıtımıyla Havva Ünal Production – Mars Entertainment Group tarafından vizyona çıkarılıyor.

Dersimiz Atatürk Filmi

Filmin hikayesi, İlköğretim 5. sınıf talebesi olarak okuyan birkaç çocuğun, Atatürk’ü daha iyi anlamaları için verilen ödevle başlar. Bu ödev onlar için Atamızın hayatına ve Ülkemizin Kurtuluş hikayesine yapılacak uzun ve öğretici bir yapıt olacaktır. Bu yolculukta onlara önderlik edecek olan çocuklardan birinin ödüllü tarihçi “Dede”sidir. Ama bu “Dede” diğer tarihçilere hiç benzememektedir. O, tarihi sıkıcı bir geçmiş olarak anlatmaktan çok uzaktır sanki fantastik bir dünyanın tarihçisidir. Çocuklara Mustafa Kemal’in çocukluğunu, okul hayatını, askerlik kariyerini anlatır. Onları Kurtuluş Savaşı’nın en önemli cephelerine götürür, dünyada hiç eşi görülmemiş direniş gösteren Türk halkının eşsiz kahramanlarıyla tanıştırır. Cumhuriyetin kuruluşuyla yoktan var edilen ülkenin emeklerini ve Ata’nın hayran olunası insani özelliklerini bazen canlandırmalar, bazen de tarihten gelen fotoğraf ve videolarla öğretir…

Büşra Filmi

Usta çizer Bahadır Boysal’ın aynı adlı çizgi kahramanının sinema uyarlaması Büşra ’nın hikayesi; dört yalnız insanın, dört farklı bakış açısının ve dört trajik öykünün düğümlenmesiyle vücuda geliyor.

Fiyaskoya dönüşen türban defilelerinden, gençlerin çılgınca eğlendiği maskeli balolara, ara sokaklardan mahalle kavgalarına kadar İstanbul’un en güzel ve en kirli yerlerinin varolduğu, sevginin, baskının ve en önemlisi yalnızlığın sorgulandığı bir dram Büşra. Türkiye’nin ve Türklerin birbirlerini kırmaya ve birbirlerinden uzaklaşmaya meyilli olduğu bir dönemde, en insancıl ve doğal duyguların imkansız mücadelesi.

Sonunda ortaya çıkan kaçınılmaz trajedi ise, yaşadıkları toplumun en üzücü gerçeğini onlara mutlak bir biçimde anlatacak: Hoşgörü olmayan toplumlarda, insanlar yalnızlığa mahkumdur.

Recep İvedik 3 izle indir

Şahan Gökbakar’ın gişe rekorları kıran Recep İvedik macerası, yepyeni bir serüvenle devam ediyor. Türk sinemasının en çok izlenen filmleri olan Recep İvedik ve Recep İvedik 2’nin ardından, serinin üçüncü filmi “Recep İvedik 3” Şubat 2010’da izleyiciyle buluşuyor.

Yapımcılığını Faruk Aksoy’un üstlendiği Recep İvedik 3’te yalnızlıktan ve iç sıkıntısından kurtulmaya çalışan, sosyalleşmeye çabalayan Recep İvedik’in çok komik hikayesi konu ediliyor. Recep İvedik’e bu serüvende 46 farklı karakter eşlik ediyor.

Recep İvedik 3’ün yönetmenliğini yine Togan Gökbakar üstleniyor.Türk sinemasına, yarattığı karakter ile yepyeni bir soluk getiren Şahan Gökbakar, Recep İvedik 3 ile izleyiciyi yine kahkaya boğacak.

Kutsal Damacana 2: İtmen izle

Fikret, eski mesleği olan gemiciliğe dönmüş, tayfa olarak çalıştığı gemiyle uzak denizlere açılmıştır. Gemi Hint okyanusunda seyrederken Somali’li korsanların saldırısına uğrar, korsanlar gemiyi ele geçirir, Fikret denize atlayıp kaçar.

Ertesi gün Fikret baygın bir halde Hindistan sahilinde bir kumsalda karaya vurur. Bir kaç hintli köylü Fikret’i bulur, tedavi etmek için yakınlardaki bir Budist tapınğına götürürler.

Aradan beş ay geçer, Fikret sağlığına kavuşur, tapınakta eğitim gören Serkan adındaki bir Türkle tanışıp arkadaş olur.

“Ferrari’sini Satan Bilge” tadında ki Serkan, Fikret’in karakterine ve hayata bakış biçimine hayran olmuştur.

Disiplin gerektiren tapınak hayatına uyum sağlayamayan Fikret baş rahiple tartışır, baş rahip Fikret ve Serkan’ı tapınaktan kovar.

Fikret ve Serkan Türkiye’ye dönerler. Serkan bir kaç gün misafir etmek için Fikret’i çiflik evine davet eder.

Serkan’ın Anne ve Babası tatildedir. Fikret, Serkan ve Serkan’ın ablası Melis o geceyi birlikte geçirirler. Fikret Melis’den çok etkilenmiştir.

Ertesi sabah Fikret arkadaşı Müjdat’la buluşur. Müjdat okula öğrenci taşıyan bir minibüsün servis şöförlüğünü yapmaktadır.
Müjdat bu işin yanı sıra Fikret’le birlikte haciz malların satıldığı Yed’i Emin Deposundan mal alıp-satmayı planlamaktadır.
Fikret ve Müjdat buluşup ihalelerin yapıldığı depoya gelirler, açık arttırmaya girerler, eski bir tablo ve heykelcikten oluşan iki parça eşyayı alıp çıkarlar.

Fikret ve Müjdat o gece Müjdat’nin evine giderler. Uyumak için yatağa girdiklerinde o gün açık arttırmadan aldıkları tablonun içindeki kurt, tablodan çıkar, Müjdat’ın içine girer.

Ertesi gün Fikret ve Müjdat antika tabloyu satmak için Serkan’ın çiftlik evine giderler. Müjdat içine giren kurtun etkisiyle yavaş yavaş Kurt Adama dönüşmeye başlar. Fikret bu değişimi kavrayamaz ve kıllarından kurtulması için Müjdat’ı banyoda gizlice tıraş eder.

Yahşi Batı

Yahşi Batı’da, 1800′lü yılların sonunda iki Osmanlı’nın, dönemin padişahı tarafından gönderildikleri Amerika görevi sırasında başlarına gelen olaylar anlatılıyor.

Aziz Bey, ile Lemi Bey, 19. yüzyılın sonlarında padişah tarafından görevlendirilerek Amerika’ya giderler. Yanlarına da hediye olarak verilmek üzere çok değerli bir elmas taş ve yüksek miktarda para vardır. İkili Amerika’ya varınca, gidecekleri menzil için bir posta arabasına binerler.

Lemi Bey ile Aziz Bey bu yolculuk esnasında soyulurlar. Önce ellerinden elmas taş gider, sonra da paralarını kaptırırlar. İki Osmanlı, kaptırdıkları parayı tekrar toparlamak için ödül avcılığı yaparlar.

Gördükleri ‘Wanted’ ilanlarını kendilerine uyarlayıp, sırasıyla aranan haydutların yerine geçer ve ödül avcılığıyla para kazanmaya çalışırlar. Biri haydut olur, diğeri onu yakalar ve başlarına her defasında binbir olay gelir. Tam canlarından olacakken Aziz Bey aslında ödül avcısı olmadıklarını, Lemi Bey’in haydut olmadığını, ikisinin de Osmanlı olduğunu anlatmaya çalışı

No Ofsayt Filmi

Ali Tarantula 45 yaşlarında, eğitimi sınırlı, kentin büyüklüğü ile küçüklüğü arasında sıkışmış, ‘kendinden menkul’ bir otoriteye sahip, özünde ‘arıza kere arıza’ biri. Bu Ali Tarantula bir gün futboldaki ofsayt kuralına kafayı takıyor.

Elinde tabureyle ‘Telegole’ programına ‘selamünaleyküm’ giriyor. Arkasından Ahmet Çakar “…Maazallah… Başarılı olur da ofsaytı kaldırırsa biz ne hallere düşeriz!?. Ondan sonra ya stat önünde mısır satarız ya da başka bir şey!..” diyor. Sinan Engin de Ali Tarantula’nın arkasından ilginç ve sevgi dolu bir yorum getiriyor; “Bu arkadaş var ya… Ali Tarantula… tam sopalık!..”
Devamını oku »

Sonraki sayfa »